Portföy

Maliyet Ortalaması Nedir? DCA ile Düzenli Yatırım

Yazar: Güncellendi: ~16 dakika okuma

Piyasanın dibini ya da tepesini yakalamaya çalışmaktan yoruldunuz mu? Maliyet ortalaması, düzenli ve sabit tutarlı alımlarla bu baskıyı ortadan kaldıran sade bir yatırım yöntemidir.

Maliyet Ortalaması Nedir?

Maliyet ortalaması, seçtiğiniz bir varlığa düzenli aralıklarla ve sabit bir tutarla yatırım yapma yöntemidir. İngilizce finans literatüründe dollar-cost averaging (kısaca DCA) olarak geçen bu stratejinin Türkçe karşılığı tam olarak budur. Mantığı oldukça yalındır: Fiyatın bugün yüksek mi yoksa düşük mü olduğunu tahmin etmeye uğraşmak yerine, önceden belirlediğiniz bir takvime sadık kalırsınız. Örneğin her ayın ilk iş günü hesabınızdaki belirli bir tutarı aynı fona ya da hisseye aktarırsınız.

Bu yaklaşımın güçlü yanı, fiyat hareketlerinin sizin yerinize çalışmasıdır. Fiyat düştüğünde aynı parayla daha fazla pay alırsınız; fiyat yükseldiğinde ise daha az pay alırsınız. Böylece pahalı dönemde az, ucuz dönemde çok biriktirmiş olursunuz. Zaman içinde elinizde biriken payların ortalama maliyeti kendiliğinden, tek bir "doğru an" yakalamaya çalışmadan oluşur.

Maliyet ortalaması özellikle yeni başlayanlar için rahatlatıcıdır, çünkü piyasayı izleyip "şimdi mi alsam, biraz daha düşse mi?" stresinden kurtulursunuz. Aynı zamanda deneyimli yatırımcıların da uzun vadeli birikimde kullandığı, sabırlı bir yöntemdir. Kısacası bu strateji, tek seferde büyük bir tutarı riske atmak yerine, yatırımı zamana yayarak hem disiplini hem de duygusal dengeyi korumayı hedefler. Sonraki bölümlerde neden işe yaradığını ve adım adım nasıl uygulayacağınızı göreceksiniz.

Somut bir örnekle düşünelim: Diyelim ki her ay maaşınızı aldığınızda, daha hesap yapmaya kalmadan belirli bir tutarı (örneğin 1.000 TL) seçtiğiniz bir endeks fonuna aktaracak şekilde otomatik talimat veriyorsunuz. Piyasa o ay çıkmış da inmiş de olsa sizin işiniz değişmiyor; karar zaten önceden verilmiş durumda. İşte maliyet ortalamasının günlük hayattaki karşılığı tam olarak budur: yatırımı bir alışkanlığa, hatta neredeyse düzenli bir faturaya dönüştürmek.

Toplu yatırımdan farkı nedir?

Maliyet ortalamasını anlamanın en kolay yolu, onu toplu (tek seferlik) yatırımla karşılaştırmaktır. Elinizde örneğin 12.000 TL olduğunu varsayın. Toplu yatırımda bu paranın tamamını bugün tek bir fiyattan girersiniz ve maliyetiniz o günün fiyatına kilitlenir. Maliyet ortalamasında ise aynı parayı on iki aya bölerek her ay 1.000 TL girersiniz. İlk yöntemde tek bir güne bahis oynamış olursunuz; ikincisinde farklı fiyatları aynı potada eritirsiniz. Hangisinin daha iyi olduğu, parayı yatırdıktan sonra piyasanın ne yaptığına bağlıdır ve bunu önceden kimse kesin olarak bilemez.

Maliyet Ortalaması Neden İşe Yarar?

Maliyet ortalamasının en güçlü yönü, piyasanın dibini ya da tepesini yakalamak gibi neredeyse imkânsız bir işi sizden istememesidir. Piyasayı tutarlı biçimde zamanlamak çok zordur; düzenli alım bu baskıyı ortadan kaldırır. Siz takvime uyarsınız, fiyatlar dalgalandıkça ortalama maliyetiniz dengelenir.

İkinci faydası, fiyat oynaklığı karşısında kararı kolaylaştırmasıdır. Sert düşüşler çoğu yatırımcıyı korkutur; plana bağlı alımda düşüş aynı tutarla daha çok pay demektir. Varlık kalıcı olarak değer kaybediyorsa bu bir avantaj değildir. Sabit tutarlı alımda ortalama maliyet (komisyon hariç), fiyatların basit ortalamasından hiçbir zaman yüksek çıkmaz; fiyat hiç değişmezse ikisi eşit olur (harmonik ortalama aritmetik ortalamayı aşamaz). Bu bir matematik sonucudur, daha yüksek getiri anlamına gelmez.

Üçüncüsü ve belki en önemlisi, duygusal hatalardan korunmanızı sağlar. Yatırımda en pahalı kararlar genellikle korku ve hırsla alınır: Piyasa yükselince "kaçırıyorum" diye tepeden almak, düşünce panikle dipte satmak. Maliyet ortalaması bu döngüyü kırar, çünkü kararınızı önceden vermişsinizdir; o anki haber akışına göre değil, planınıza göre hareket edersiniz.

Son olarak bu yöntem disiplin kazandırır. Her ay otomatik gibi işleyen bir birikim alışkanlığı, küçük tutarların zamanla anlamlı bir portföye dönüşmesini sağlar. Maaşından düzenli pay ayıran biri için maliyet ortalaması, hem psikolojik olarak sürdürülebilir hem de matematiksel olarak makul bir yol haritasıdır. Kısacası işe yaramasının nedeni karmaşık bir formül değil, insan doğasıyla uyumlu olmasıdır.

Duygusal hatanın nasıl göründüğünü canlandıralım. Diyelim ki takip ettiğiniz bir hisse birkaç hafta içinde sert düştü ve haber akışı kötümser başlıklarla doldu. Plansız bir yatırımcı bu noktada ya panikle elindekini satar ya da "daha da düşer" korkusuyla alımı durdurur. Maliyet ortalaması uygulayan biri ise aynı tarihte rutin alımını yapar ve ucuzlayan paylardan her zamankinden daha fazlasını biriktirir. Aradan aylar geçip fiyat toparladığında, kararını korkuya değil takvime bırakan kişinin ortalama maliyeti daha düşük kalmış olabilir.

Maliyet Ortalaması Nasıl Hesaplanır?

Ortalama maliyeti hesaplamak göründüğünden basittir: Toplam yatırdığınız parayı, elinizdeki toplam pay sayısına bölersiniz. Sonuç, payların size birim başına kaça mal olduğunu gösterir. Bunu somut bir örnekle görelim. Aşağıdaki sayılar tamamen temsilîdir, gerçek bir fiyat tahmini değildir.

Diyelim ki bir fona üç ay boyunca her ay 1.000 TL yatırıyorsunuz:

Toplamda 3.000 TL yatırdınız ve 308,33 pay biriktirdiniz. Ortalama maliyetiniz: 3.000 ÷ 308,33 ≈ 9,73 TL. Oysa üç ayın basit fiyat ortalaması (10 + 8 + 12) ÷ 3 = 10 TL'dir. Görüyorsunuz ki ortalama maliyetiniz, fiyatların basit ortalamasından biraz daha düşük çıktı. Bunun nedeni, fiyat ucuzken otomatik olarak daha çok pay almış olmanızdır.

Bu fark, daha oynak serilerde daha belirgin olabilir. 1. ayda 10 TL'den toplu girseydiniz maliyetiniz 10 TL olurdu. Bu örnekte fiyat önce düşüp sonra yükseldiği için düzenli alım daha düşük maliyet verdi (9,73 TL); sürekli yükselen bir piyasada tersi olur. Hazır bir toplu tutarınız varsa, Vanguard'ın Şubat 2023 tarihli çalışmasında MSCI World endeksinin 1976–2022 verisiyle, parayı tek seferde yatırmak, aynı parayı üç aya bölerek yatırmaya göre bir yıllık dönemlerin %68'inde daha iyi sonuç verdi. Üç aya bölmek ise parayı tamamen nakitte bekletmeye göre dönemlerin %69'unda daha iyi sonuç verdi. Çalışma küresel hisse endeksine dayanır; TL varlıklarda sonuç farklı olabilir. Maliyet ortalaması bir miktar beklenen getiriden feragat ederek pişmanlık ve düşüş riskini azaltır. Maaştan düzenli yatırım ise farklı bir durumdur.

Hesabı gerçeğe biraz daha yaklaştırmak isterseniz işlem masraflarını da hesaba katın. Aracı kurum komisyonu, fon alım gideri ya da kripto borsası ücreti gibi kalemler, ödediğiniz gerçek tutarı bir miktar artırır. Örneğin her alımda küçük de olsa bir komisyon ödüyorsanız, ortalama maliyetinizi hesaplarken toplam yatırıma bu masrafları da eklemek daha doğru bir sonuç verir. Çok sık ve çok küçük tutarlarla alım yapmanın bir dezavantajı da budur: sabit komisyonlar, küçük alımlarda oransal olarak daha çok yer kaplar. TEFAS fon sayfalarında giriş/çıkış komisyonu ve asgari işlem miktarı fon bazında görülebilir.

Bir sayı ile görelim: İşlem başına 5 TL sabit ücret ödediğinizi varsayın. Ayda 500 TL'lik alımda bu ücret maliyetin %1,00'i, ayda 2.000 TL'lik alımda %0,25'idir; her iki durumda da yılda 60 TL eder. Yukarıdaki üç aylık örnekte her alıma 5 TL eklenince ortalama maliyet 9,73 TL'den 9,78 TL'ye çıkar. Vergi tarafında da komisyon hesaba girer: Gelir Vergisi Kanunu'na göre alım ve satımda ödenen komisyonlar ile BSMV, stopaj matrahının tespitinde dikkate alınır (GVK geçici 67).

Burada sık yapılan bir hata, ortalama maliyeti güncel piyasa fiyatıyla karıştırmaktır. Ortalama maliyet, geçmişte ödediğiniz tutarı; güncel fiyat ise bugün satarsanız elinize geçecek değeri gösterir. Kâr ya da zararınız, işte bu ikisi arasındaki farktan doğar.

12 aylık örnek: üç farklı piyasada düzenli alım ve toplu alım

Üç aylık örnek mantığı gösterir ama bir yıl boyunca ne olduğunu göstermez. Aşağıda 12.000 TL'yi iki şekilde yatıran iki kişiyi karşılaştırıyoruz: biri her ay 1.000 TL ile alım yapıyor, diğeri 12.000 TL'nin tamamını ilk ay yatırıyor. Fiyatlar varsayımsaldır; ilk ay fiyat her senaryoda 10 TL'dir:

12.000 TL, 12. ay sonundaki değer (komisyon yok, bekleyen nakit getiri sağlamıyor)
SenaryoDüzenli alım: ort. maliyetDüzenli alım: değerToplu alım: değerHangisi önde?
Düşüp toparlanan8,19 TL17.586 TL (+%46,6)14.400 TL (+%20,0)Düzenli alım, 3.186 TL
Sürekli yükselen12,51 TL14.865 TL (+%23,9)18.600 TL (+%55,0)Toplu alım, 3.735 TL
Sürekli düşen6,82 TL7.919 TL (−%34,0)5.400 TL (−%55,0)Düzenli alım, 2.519 TL daha az kayıp

Tablodan üç sonuç çıkıyor. Birincisi, fiyat önce düşüp sonra toparlanırsa düzenli alım öne geçer, çünkü ucuz aylarda daha çok pay toplar. İkincisi, fiyat sürekli yükselirse parayı baştan yatıran kazanır. Üçüncüsü, fiyat sürekli düşerse düzenli alım kaybı azaltır ama kaybı önlemez. Hangi senaryonun yaşanacağını önceden bilemediğimiz için yöntem seçimi bir getiri tahmini değil, risk tercihidir.

Tablonun bir varsayımına dikkat edin: Düzenli alımda henüz yatırılmamış para bu örnekte hiçbir getiri sağlamıyor. TL'de faiz getirilerinin yüksek olduğu dönemlerde bu varsayım sonucu belirgin biçimde değiştirir. Bekleyen paranın varsayımsal olarak yıllık %35 brüt getiri sağlayan bir araçta (aylık bileşik) durduğunu düşünün: 11 ay boyunca 11.000 TL'den 1.000 TL'ye inen bakiye stopaj öncesi yaklaşık 1.979 TL kazandırır. Bu, tablodaki farkların yarısından fazlasıdır. Düzenli alım düşüp toparlanan senaryoda 19.565 TL'ye, sürekli düşen senaryoda 9.898 TL'ye çıkar; sürekli yükselen senaryoda 16.844 TL olur ve toplu alım yine 1.756 TL öndedir.

Bu tablo “düzenli alım genelde kazanır” demek değildir; yalnızca hangi koşulda hangisinin öne geçtiğini gösterir. Yukarıda andığımız Vanguard çalışmasında, uzun bir dönemin verisiyle parayı tek seferde yatırmak bir yıllık dönemlerin %68'inde önde çıkmıştı.

Maliyet ortalaması, ağırlıklı ortalama maliyet ve maliyet düşürme

Bu üç kavram sık karıştırılır:

Maliyet düşürmek için kaç pay gerekir?

Elinizde Q adet pay C maliyetle varsa, bugünkü fiyat P ise ve ortalamayı T'ye indirmek istiyorsanız almanız gereken pay sayısı: N = Q × (C − T) ÷ (T − P). Hedef T, bugünkü fiyat P'nin üstünde olmalıdır. Örnek: 50 TL maliyetle 200 payınız var (10.000 TL), fiyat 40 TL'ye düşmüş (pozisyon 8.000 TL, −%20,0):

200 pay × 50 TL maliyet, bugünkü fiyat 40 TL (varsayımsal)
Hedef ortalamaAlınması gereken payEk paraYeni pozisyon (bugünkü fiyatla)
45 TL2008.000 TL400 pay = 16.000 TL
42 TL80032.000 TL1.000 pay = 40.000 TL
41 TL1.80072.000 TL2.000 pay = 80.000 TL

Hedef bugünkü fiyata yaklaştıkça gereken para hızla büyür ve ortalama hiçbir zaman bugünkü fiyatın altına inmez. Maliyet düşürmek mevcut zararı silmez; yalnızca başa baş fiyatını aşağı çeker ve aynı varlıktaki pozisyonunuzu, dolayısıyla riskinizi büyütür.

Kısmi satışta ortalama maliyet ne olur?

Paylarınızın bir kısmını sattığınızda iki farklı hesap karşınıza çıkabilir. Örnek: 100 payı 10 TL'den, 100 payı 8 TL'den, 100 payı 12 TL'den aldınız (3.000 TL, ortalama 10 TL). Sonra 150 payı 13 TL'den sattınız (1.950 TL). Fiyatlar varsayımsaldır:

Aynı satış, iki yöntem
YöntemSatılan payların maliyetiKârKalan 150 payın ort. maliyeti
Ortalama maliyet150 × 10 = 1.500 TL450 TL10,00 TL
İlk giren ilk çıkar (FIFO)100 × 10 + 50 × 8 = 1.400 TL550 TL10,67 TL

Ortalama maliyet yönteminde kısmi satış kalan payların birim maliyetini değiştirmez. Vergide ise kural farklıdır: Gelir Vergisi Kanunu'na göre aynı kıymetten farklı tarihlerde alım yapıp bir kısmını sattığınızda stopaj matrahındaki alış bedeli ilk giren ilk çıkar yöntemiyle belirlenir (GVK geçici 67). Bu örnek %17,5 stopajlı bir fon olsaydı ve satılan payların tamamı 9 Temmuz 2025 ve sonrasında alınmış olsaydı, matrah 550 TL, stopaj 96,25 TL olurdu. Oran her payın alış tarihine göre belirlendiği için (Cumhurbaşkanı Kararı 10041, md. 3/a), hangi payların satılmış sayılacağına ilk giren ilk çıkar kuralı karar verir; daha eski tarihli paylar satılmış sayılırsa oran farklı olabilir. Kısacası takip uygulamanızda gördüğünüz kâr ile aracı kurumun stopaj hesabındaki kazanç farklı çıkabilir; ikisi de doğrudur, yalnızca farklı soruları cevaplar.

Adım Adım Maliyet Ortalaması Stratejisi

Maliyet ortalamasını uygulamak için karmaşık araçlara ihtiyacınız yok. Önemli olan, baştan net bir plan kurup ona sadık kalmaktır. Aşağıdaki adımlar, stratejiyi sıfırdan kurmanıza yardımcı olur:

  1. Bütçenizi belirleyin: Aylık gelirinizden, ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra düzenli ayırabileceğiniz gerçekçi bir tutar seçin. Zorlanmayacağınız bir miktar olsun ki stratejiyi yıllarca sürdürebilesiniz.
  2. Varlığınızı seçin: Hangi araca yatırım yapacağınıza karar verin; bir BIST hissesi, bir TEFAS fonu, kripto para ya da ABD hissesi olabilir. Kendinizi rahat hissettiğiniz ve uzun vadede inandığınız bir varlık tercih edin.
  3. Periyodu netleştirin: Haftalık, iki haftada bir veya aylık... Maaş gününüze denk getirmek çoğu kişi için en pratik yöntemdir.
  4. Otomatikleştirin veya hatırlatıcı kurun: İnsan iradesi unutkandır. Mümkünse otomatik talimat verin, değilse takviminize sabit bir hatırlatma ekleyin.
  5. Maliyetinizi kayıt altına alın: Her alımı, tarih ve fiyatla birlikte not edin. Ortalama maliyetinizi görmek, plana bağlı kalma motivasyonunuzu artırır.
  6. Planı periyodik gözden geçirin: Yılda bir kez tutarı gelirinize göre güncelleyebilirsiniz, ama günlük fiyatlara göre planı bozmayın.

Bu adımların özü sadeliktir. Strateji ne kadar basit ve otomatik olursa, duygularınızın araya girme ihtimali o kadar azalır. Unutmayın, maliyet ortalamasının gücü mükemmel kararlardan değil, tutarlılıktan gelir. Bir ay piyasa kötü diye atlamak, stratejinin temel mantığını zedeler.

Maliyet Ortalaması Kimler İçin Uygun?

Maliyet ortalaması herkese aynı ölçüde uygun değildir; ama özellikle bazı profillere çok iyi oturur. Aşağıdaki durumlardan birine giriyorsanız, bu profillerde sık kullanılan bir yöntemdir:

Buna karşılık, elinize bir anda büyük bir miktar geçtiyse (örneğin bir ikramiye) ve bunu hemen değerlendirmek istiyorsanız durum biraz daha tartışmalıdır. Böyle durumlarda bazı yatırımcılar iki yöntemi birleştirir: tutarın bir kısmını hemen, kalanını birkaç aya yayarak girerler. Hangi yolu seçerseniz seçin, kararı risk toleransınıza ve uyku düzeninizi bozmayacak rahatlık seviyenize göre vermelisiniz.

Sık Yapılan Hatalar

Maliyet ortalaması basit bir strateji olsa da, uygulamada bazı tuzaklara düşmek mümkün. Bu hataları önceden bilmek, yöntemden beklediğiniz faydayı görmenizi sağlar.

Piyasaya göre planı bozmak: En sık yapılan hata, fiyat düşünce "biraz daha düşsün de öyle alayım" deyip alımı ertelemektir. Bu, aslında yeniden zamanlama yapmaya çalışmaktır ve stratejinin tüm amacını ortadan kaldırır. Plana bağlı alımda düşüş aynı tutarla daha çok pay demektir; varlık kalıcı değer kaybediyorsa bu avantaj değildir.

Panikle satmak: Sert bir düşüşte korkuya kapılıp her şeyi satmak, ortalama maliyetinizin altında zarar yazmanıza yol açar. Maliyet ortalaması uzun vadeli bir yaklaşımdır; kısa vadeli dalgalanmalara tepki vermek onunla çelişir.

Tek bir varlığa aşırı yüklenmek: Düzenli alım, riskli ya da çok dar bir varlığa yapıldığında bile riski sıfırlamaz. Mümkünse alımlarınızı farklı varlık türlerine yayarak çeşitlendirin.

Maliyeti takip etmemek: Ne kadar ödediğinizi ve ortalama maliyetinizin nerede olduğunu bilmezseniz, kâr-zarar durumunuzu sağlıklı değerlendiremezsiniz. Özellikle birden fazla piyasada işlem yapıyorsanız kayıt tutmak şarttır.

Sürdürülemez tutar seçmek: Heyecanla çok yüksek bir aylık tutar belirleyip birkaç ay sonra zorlanmak, stratejiyi yarıda bırakmanıza neden olur. Küçük ama düzenli bir tutarı sürdürmek, büyük ama düzensiz bir tutardan daha kolaydır. Bu hatalardan kaçınırsanız, maliyet ortalaması yıllar içinde size sessizce çalışan bir birikim aracına dönüşür.

Bu hatalar soyut değil, oldukça yaygındır. Örneğin aylık 2.000 TL'lik planını ilk heyecanla başlatan biri, üçüncü ay beklenmedik bir masrafla karşılaşınca tutarı karşılayamaz ve stratejiyi tümden bırakır. Oysa baştan 1.000 TL gibi rahat sürdürülebilir bir tutar seçilseydi, plan sekteye uğramadan yıllarca devam edebilirdi.

Ortalama Maliyetinizi Nasıl Takip Edersiniz?

Düzenli alım yapmaya başladığınızda, zamanla farklı tarihlerde ve farklı fiyatlardan çok sayıda işleminiz birikir. Üstelik portföyünüz tek bir piyasayla sınırlı olmayabilir; aynı anda BIST hisseleri, TEFAS fonları, kripto paralar ve ABD hisseleri tutuyor olabilirsiniz. Bu durumda her birinin ortalama maliyetini elle hesaplamak yorucu ve hataya açık hale gelir.

ParFin'de nasıl görürsün: Her alımı tarih, adet, fiyat ve varsa komisyonla girdiğinizde uygulama ortalama maliyeti komisyon dahil ağırlıklı ortalama olarak hesaplar. Kısmi satışta kalan payların birim maliyeti değişmez; yani uygulama ortalama maliyet yöntemini kullanır ve gösterdiği kâr/zarar vergi öncesidir. Portföy ekranındaki İstatistikler sekmesinde, düzenli alımlarda paranın ne zaman girdiğini hesaba katan para ağırlıklı getiriyi görebilirsiniz. Portföyü TL ya da USD olarak görüntüleyebilirsiniz. Genel takip yöntemleri için portföy takibi rehberine bakabilirsiniz.

Maliyetinizi takip ederken bakmanız gereken birkaç temel veri vardır: toplam yatırdığınız tutar, biriken pay sayısı, güncel değer ve bunların oluşturduğu ortalama maliyet. Bu rakamları düzenli görmek, plana bağlı kalma motivasyonunuzu güçlendirir ve duygusal kararların önüne geçer.

Pratikte, belirli aralıklarla şu sorulara yanıt aramak işinizi kolaylaştırır:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir. Türkiye'de yatırım danışmanlığı SPK izni gerektiren bir hizmettir (6362 sayılı Kanun md. 37). Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve gerekirse bir uzmanın görüşüne dayandırın.

Takip alışkanlığı, maliyet ortalamasının görünmeyen ama belki de en kıymetli parçasıdır. Çünkü ölçemediğiniz bir stratejiyi yönetmeniz, geliştirmeniz ve ona güvenmeniz zordur.

Özet ve Sonraki Adım

Maliyet ortalaması, karmaşık tahminler yapmadan yatırımı zamana yayarak biriktirme stratejisidir. Düzenli ve sabit tutarlı alımlar sayesinde fiyat düştüğünde daha çok, yükseldiğinde daha az pay alır; uzun vadede ortalama maliyetinizi dengelersiniz. Bu yaklaşımın gücü zekice zamanlamadan değil, sabır ve tutarlılıktan gelir.

Yazı boyunca gördüğünüz temel noktaları kısaca toparlayalım:

Bu yöntemi düşünüyorsanız, sürdürülebilir bir tutar ve periyotla bir plan taslağı çıkarabilirsiniz. Başlangıçta küçük tutarlarla yola çıkmak mümkündür; önemli olan planı sürdürebilmektir. Birkaç ay sonra biriken işlemlerinize baktığınızda, tek tek kararlardan çok, alışkanlığın gücünü göreceksiniz.

Maliyet ortalaması bir zenginleşme garantisi değil, belirsizlikle başa çıkmanın disiplinli bir yoludur. Bu disiplini bugünden kurarsanız, dalgalı piyasalarda bile sakin kalmayı ve uzun vadeli hedeflerinize odaklanmayı kolaylaştırırsınız.

Düzenli alımlarınızın ortalama maliyetini ParFin ile tek ekranda takip edin.

BIST, TEFAS, kripto ve ABD hisselerini TL ve dolar bazlı izleyin.

ParFin'i ücretsiz indir →

Sıkça sorulan sorular

Maliyet ortalaması (DCA) ne demek?

Maliyet ortalaması, bir varlığa düzenli aralıklarla ve sabit bir tutarla yatırım yapma yöntemidir. İngilizcede dollar-cost averaging, kısaca DCA olarak bilinir. Amaç, fiyatı zamanlamaya çalışmak yerine alımları zamana yayarak ortalama maliyeti dengelemektir.

Maliyet ortalaması kâr garantisi verir mi?

Hayır, hiçbir strateji gibi maliyet ortalaması da kâr garantisi vermez. Bu yöntem, zamanlama baskısını ve duygusal hataları azaltmaya yarar. Varlığın uzun vadeli performansı yine de yatırım sonucunuzu belirleyen en önemli etkendir.

Haftalık mı yoksa aylık mı yatırım yapmalıyım?

İkisi de geçerlidir; önemli olan sürdürülebilir ve tutarlı olmasıdır. Çoğu kişi için maaş gününe denk gelen aylık periyot en pratik seçenektir. Daha sık alım, dalgalanmayı biraz daha yumuşatabilir ama temel mantığı değiştirmez.

Maliyet ortalaması toptan yatırımdan daha mı iyidir?

Hazır bir toplu tutarınız varsa, Vanguard'ın Şubat 2023 tarihli çalışmasında MSCI World endeksinin 1976–2022 verisiyle, parayı tek seferde yatırmak aynı parayı üç aya bölerek yatırmaya göre bir yıllık dönemlerin %68'inde daha iyi sonuç verdi; sürekli yükselen bir piyasada erken giriş genellikle daha kârlı olur. Maliyet ortalaması bir miktar beklenen getiriden feragat ederek pişmanlık ve düşüş riskini azaltır. Maaştan düzenli yatırım ise farklı bir durumdur, çünkü para zaten parça parça gelir. Hangisinin uygun olduğu risk toleransınıza bağlıdır.

Ortalama maliyetimi nasıl hesaplarım?

Toplam yatırdığınız tutarı, biriktirdiğiniz toplam pay sayısına bölersiniz. Çıkan sonuç, birim başına ortalama maliyetinizdir. Birden fazla piyasada işlem yapıyorsanız bu hesabı bir portföy takip aracıyla otomatik görmek hata riskini azaltır.

Kısmi satış ortalama maliyetimi değiştirir mi?

Ortalama maliyet yönteminde değiştirmez: Kalan payların birim maliyeti satıştan önceki ortalamayla aynı kalır. Stopaj hesabında ise ilk alınan payların ilk satıldığı kabul edilir (ilk giren ilk çıkar), bu yüzden vergi açısından kalan payların maliyeti farklı görünebilir.

Maliyetimi düşürmek için kaç adet almam gerekir?

Formül: alınacak adet = mevcut adet × (mevcut maliyet − hedef maliyet) ÷ (hedef maliyet − bugünkü fiyat). 50 TL maliyetli 200 payı, fiyat 40 TL iken 45 TL ortalamaya indirmek için 200 pay, 42 TL'ye indirmek için 800 pay gerekir. Ortalama hiçbir zaman bugünkü fiyatın altına inmez.

Komisyon ortalama maliyete eklenir mi?

Gerçek maliyetinizi görmek için eklemeniz gerekir: ortalama maliyet = (ödenen tutarlar + komisyonlar) ÷ toplam pay. Vergi tarafında da alım ve satım komisyonları stopaj matrahının hesabında dikkate alınır. Sabit ücretler küçük alımlarda oransal olarak daha ağır basar.

Kaynaklar